Büyük İnsanlara Masallar.


KABAK
Masal bu ya !

Bir varmış bir yokmuş,Allah'ın günü çokmuş.

Günlerden bir gün,Derviş kılıklı,üstü-başı yırtık,başı kel bir kişi,berbere gelmiş.
--- Sakal traşı olacağım müsaitmisin ? diye berbere sormuş.
Berber
--- Müsaitim buyur otur diye koltuğu göstermiş.
derviş kılıklı adam koltuğa daha yeni oturmuşken,içeri saçlı-başlı,giyimli-kuşamlı ama çirkin bakışlı,iri-yarı bir adam girmiş.

Dervişe söyle bir bakış fırlatıp,çirkin birde kahkaha atmış.
--- Sen bu kabak başınla mı traş olacaksın,kalk bakalım oradan,"KABAK" demiş,
dervişi yakasından tuttuğu gibi kaldırmış koltuğa kendisi oturmuş.
Bir taraftan da konuşup duruyormuş,

--- Kes bakalım berber efendi ! Kes de elin saç görsün,saç, saç bu saç KABAK değil tamam mı ? Diye dalga geçe geçe bir hal olmuş,

  Saçı kesilene traşı bitene kadar da,dervişe laf atıp,hakaretler ederek dervişin başı ile alay edip KABAK,KABAK diye devam etmiş.

  Derviş  zorbalıkla sırasını alan bu adama,tek laf bile etmeden sırasını beklemiş.

  Çirkin bakışlı saçlı-iriyarı düzgün giyimli kibirli bu adamın işi bitmiş,

Ayağa kalkıp berberin önüne traş parasını,fazlasıyla fırlatıp,üstü kalsın diye ukala,ukala gülmüş.
  Tam kapıdan çıkarken,yoldan geçen bir mızrak gelip bu çirkin bakışlı adamın kalbinin ortasına saplanmış...Adam...Orada  ölmüş...

   Berber dönüp dervişe  " Çok mu gücüne gitti ,ah ettin de cezasını buldu" demiş.

Derviş gayet sakin,dingin,kendinden emin ,şefkatli bir duruş ve bakışla cevap vermiş...
--- Yoooo benim hiç zoruma gitmedi,doğru kelim ben.
     Alınmadım,gücüme de gitmedi.

--- " Herhalde kabak bitkisinin gücüne gitti...KABAK;KABAK diye çok dalga geçti."