EL- VERENLERE SELAM OLSUN..!

 Bir ağaç el vermiş cömertçe,  dön de bir teşekkür et,
Altında oturup gölgesinde dinlenip meyvasını yediğin.
Kırma dalımı-kanadımı ki..!
Başkası da yararlansın ;
Tek sen mi ?  Dünyalısın ?


Ağaçlarla bozdu bu Merih baydı haaa..Diyebilirsiniz...

Haklısınız bozdum valla,insanlarla bozmaktansa.  !

Sevgili Müjdem Bloğu"bücürük ve ben" "Birebir Yaşadığım Anılar"fikrinden esinlendim..
Sevgili Yurdagül Bloğu"Daha mutlu bir yaşam"biliyorsunuz,bilmiyorsanız da,
bakın lütfen çok yararlı bilgi ve birikimleri olan Bloğlar her ikside,

Müjde'ye  demiş sende yaz,Müjdem'de bana dedi sende yaz...
Bu tür anıların yazılması ne kadar doğru,bilemedim ama Müjdemden cesaret aldım,biz bizeyiz nasılsa şurda...

SENDE YAZ MİM 'i gibi olsun aslında....


Bu ağaç grubunu fotoğrafını çekerken "El veren insanlar" geldi aklıma,

YARDIMCI TEYZELER

Evet onlara benziyorlardı,kolları,elleri,gövdeleri,tırnakları en önemliside dişleri geldi aklıma...
DİŞLERİ derken de SERPİL oğluşun bebekliğinde bize yardımcı olan teyzemiz,

Bebeğimize ilk göz ağrımız oğlumuza bakmağa gelirken kendi bebekleri,dizlerine kadar suyun içinde eşikde,beşikde ve çamur içinde on yaşında ablalara emanet.

 Farkettiğimizde,çoluk çocuk bizim eve doluştuk,gündüzleri en azından sıcacık,
Koca odunluk doldurmuşuz bilezik bozup aldığımız odunları beraber yakarak,

Oğluşa arkadaş oldular oğluş mutlu,çabucak yürüdü,yemek sorunu olmadan,
Serpil teyzemizin aklı evde kalmadan,

Yemek yerken ,utandığını, düşünüp ısrarımızla, öğreniyoruz ağzında doğru dürüst dişi yok.O sıralar eşim de diş yaptırıyor,taksitle...


Diş Doktoruna  bu konuyu anlatıp, yardımcı olmasını rica ediyor,eşim...
Ve biraz indirimle birlikte,taksitle ödemeyi düşünüyoruz,bizim,ısrarlarımızla

Yardımcı teyzemiz SERPİL dişçiye gidiyor hayatında ilk defa.Utana sıkıla 


Diş Doktorundan da Allah razı olsun,

 Serpil'in dişlerinin tedavisini yaparken,
Diş Dr.Yeni yaptırdığı müstakil apt.İçin görevli aradığını eşimle paylaşıyor
Ve Serpil isterse ailesi ile alt katta ki kaloriferli dairede yaşayıp,çalışabileceklerini iyi bir de maaş verebileceğini söylüyor...

Nasıl sevindiğimizi anlatamam ;

Serpil'nin eşi kağıt topluyan,sıksık hasta olan biri,evleri yaşadığımız İlçenin zenginlerinin deposu gibi kullandıkları derme çarpma bir ahşap döküntü,
lüks apt. arasında görünmeyen bir külübeydi,bu kulübeye kira vermemek için o zengin insanların evinin temizliğinide hafta sonları Serpil yapıyor,o buz gibi evde bebeler çoğu zaman yalnız kalıyordu.

 Düşünebiliyormusunuz ? Serpil'e piyango çıkmış gibi sevindik...!

Oğluşa kim bakacak diye o an hiç düşünmedik...

Güvenilir yardımcı bulmak zor,eş-dost seferber oldu başka,bir yardımcı teyze bulduk,
Oğluşa iyi bakıyor diye düşünüyorduk..
İşim evime yakın olduğundan,eve gidip süt iznimi kullanabiliyordum.
Müdürümden de ALLah razı olsun,biz çalışanlara, idare edin birbirinizi,ihtiyaç duyarsan git yavruyu kontrol et derdi..
O gün işten erken çıktım,
Ve ben evimin kapısında oğluşun içerden gelen çığlıkları ile kaskatı kaldım...
Çantamdan anahtarı çıkarıp kapıyı açıp içeri girmeyi akıl edemiyor,habire zile basıyordum.

Kapı açan olmadığı gibi,içerden oğluşun sesi daha çok yükseliyordu.

Nihayet ;
Kapı açılıyor ve ben sorgularken;

 -Yardımcı teyzemiz gayet pişkin ;
Oğluş kaka yapmış ,muslukda ( üstelik soğuk suyla) yıkamış,durmayınca bir de poposuna patlattım demez mi..!

Şimdi ben sana patlatmadan gittttt...Dediğimi hatırlıyorum...

Ve bütün gece ağlıyorum...

Yok.. yok...Artık kimseye güvenemem,

İşten ayrılmam imkansız.
Tek maaş geçinemezdik,iki maaş, zor geçiniyorduk bakıcı parası,taksitler,hayal kırıklığı,Serpil  gibi iyi birini bulamamak korkusu.

İşimden onbeş gün izin alıp babamızla careler aramaya başladık..

Tam bir hafta sonra; Millieğitimden,umudum hiç yokken.

Millieğitime, öğretmenlik tayinimin olduğu haberi geldi...

Tam gün çalıştığım işimdem istifa ettim,kurum değiştirdim,tam da yaz tatiline denk gelmişti.
İstifa ettiğim yerden o ay ikramiye almıştım,geri almadılar,
Millieğitimde de işe başlar başlamaz maaş aldım,oğluş yaz tatilinde de tuvalet eğitimini öğrenmişti.
Okul müdürü yanımda getirebileceğimi söylemişti.

Bebeğim artık öğrencim di...
Ve öğrencim olduğu sürece de öğrenci muamelesi gördü,annesi asla diğer çocuklardan farklı davranmadı...
Kendiliğinden okulda hep bana "öğretmenim"okulun bahçesinden çıkınca da
anne derdi...Abartmıyorum bu aramızda bir oyundu.
Bir çocuk için erken olgunlaşmak zorunda kaldı ancak,şanslıydı anne öğretmenin yanında en azından güvendeydi.

Serpil teyzemizi en son bankada para çekerken gördük yıllar içinde çok mutlu görünüyor bize gülüyordu...

Kötü kulübe kirası için Serpil'i çalıştıran o insanlara da, o kulübenin bile onlara kalmadığını,duydum....
Üzüldüm..

.Zenginlik nedir ? Diye kendime sordum.



Güçlü köklere sahip olmak mı ?



 Yoksa belini,
başını gerektiğinde yerlere kadar eğdiğinde bile dimdik ayakta kalabilmek mi ?


Yoksa karşılık beklemeden uzattığın o elin,avucunda, bir damla mı ?
                  En sarı sıcakta bile seni serinleten...!

fazla üzülmeyin Haaa.Geçti...geçti...

Sevgili Handan,Bloğu 'Bir,metebilge" nin dediği gibi...
Anılar biriktiren gülen kraliçeyide zaman zaman okumadan geçmeyin..