YORGUNUM...!

Yorgunum bugünlerde;
Bahar dedim,gündem dedim,neyse o dedim,bu dedim geçmedi ,
Ve ben yorgunum vesselam...
Onun içindir ki bugün çıkmalı dışarıya,en sevdiğim evimin köşesindeki yaptıklarımıda nadasa bırakmalı bugünlük.

Annemin dantel örtüsü,ruhunda,dışarılara atmalı kendimi,


Bir kamalyenin yanın da ki ağacın,köküne yakın bir yerinden pırtlamış,bu geç kalmış bahar dalı ,yetişmiş tam da benim yetişme hizamda olduğundan,yorulmadan izlerim onu belki...



Ya da çömelip önünde sabrına,gücüne,minikliğine hayran olduğum karıncayla sohbet ederim...


Hani minnak ; Tanımadığım insan tarafından korunmağa alınan fidanımızı,ziyaret eder,topiş Toprağın,mutluluğunu, asaletini paylaşırım sizinle,


Ve hemen yanında tanımadığım-tanımak istemediğim,duyarsızlara ;
 Çevreye atıklarını hoyratça atanlara küfürler savuracağım sizin yerinize de..


Sevdam'ın telkinlerini  iletip,teselli ettiğim, spreyle zehirlenen çalının,yeşererek iyileşmeye başladığının,fotoğrafını çekip göndermeli Sevda'ya ki sevinsin o da...


Balkonumda ki gülümün bu sene tam da yavrularımın sayısında çoğalıp,goncalarının açmasına az kaldığını,sabırla bekleyeceğimin müjdesinde,


Bir kış boyu dalını yalnız bırakmayan,kuru yaprağın,taze yapraklara dalını ; Teslim etmeden,gitmediğini nasıl direndiğini anlamak için insan olmanın yeterli olduğuna,


En batak yerde bile gelincik denen bu zarif çiçeğin,direnç gösterdiğine tekrar,tekrar şahit olup ;


Çalı diye,diyip geçtiğimizin üzerinde sabaha kadar sakladığı çiğ tanesine gösterdiği özeni,kıskanarak...
 Mavi gözlü bir arkadaşın omuzunda günü geçirip ağlamak,bugün ki UMUDUM...                                            Yorgunluğumu,atabilmek için,   BELKİ...!