Eşek olup,semeri başkasına takmak...!

Eşek olmak herkesin harcı değilmiş.Bunu tamda eşek olduğumda anladım.


Estagfurulllah... dediğinizi duyar gibiyim...!

Niye ki eşekleri ben çok severim özellikle gözlerinin,güzelliği dillere destan...!
Akıllı olduklarına da en son okuduğum kısadan-hisse de bir daha inandım.
"Çiftçinin birinin eşeği kuyuya düşmüş,anırtısı köyü inletmiş,eşeğini kurtarmak için uğraşmak istemeyen çiftçi :

Yaşlı eşek,değmez diye düşünmüş..
Kuyuya toprak atayım,üzerini kapatayım,orada ölsün gitsin ben de kurtulayım demiş.
Üzerine toprak atmak için,komşularını da çağırmış ki çabuk çabuk atalım da şu anırma sesinden kurtuluruz bari diyerekten.

Eşeğin anırmasına aldırmadan herkes toprak atmaya başlamış,

Eşek anırmayı bırakıp üzerine atılan toprakları hızla silkeleyerek,her atılan toprağı basamak gibi kullanıp,kuyudan çıkmayı başarmış,kuyudan çıkar çıkmaz da kaçıp gitmiş...."


Hayat üzerinize hep toprak atacaktır;

Her türlü yük ile kuyudan çıkmanın sırrı,bu yükü silkeleyip bir adım yükselmektir.
Sıkıntılarımızın her biri bir adımdır.
En derin kuyulardan bile yılmayarak,usanmayarak çıkabiliriz.

Silkelenin ve biraz daha yukarı çıkın.

Mutluluğun ( 5 ) basit kuralını yazmış aynı zaman da bir bilge kişi.

Unutmayınız :

1- Düşüncelerinizi endişelerinizden arındırın,çoğu zaten hiç gerçekleşmez.

2- Basit yaşayın ve elinizdekilerin kıymetini bilin.

3- Kalbinizi nefretten arındırın.

4- Daha az bekleyin.

5- Daha çok verin...


 ( 6.sı ) da benden nacizane,bir tavsiye ; Ne verirseniz verin de.Zamanınızı verirken bir daha düşünün,çok değerli bu hazineyi,boşa harcamayın...
Boz,boz harca diyene kadar,sırtınızda ki semerin altında kaldığınız da çok geç olabilir...


Ben sahsen öyle yapmaya çalışıyorum,
Eşek oluyorum,ama başkasının semerini üzerime almadan,semerimi de, başkasına takmadan...!