"Bir ben vardır bende,benden içeri.."

"Beni bende demen,bende değilim.
  Bir ben vardır bende,benden içeri."
                                                                 Yunus Emre



Bir ben varmış benden içeride de haberim yokmuş.
Bugünlerde bir yorgun,bir bezginlik,bir üzgün,bir kırgınlık,bir çılgın,bir sevinçlik...

En nesnel ve kendimle konuşan en önemlisi de yalnız kalma isteği...

 Delirmedim çok şükür bunun farkındayım hatta, bu yaşımın en üst mertebesinde ki farkındalığımı yaşıyorum...Sanırım.
Kendimi beğenmişlik değil inanın bunun da farkındayım..
En çok da kendimle çoğu zaman dalga geçmekteyim.

 Bilenler bilir benim ağaçlarımı her gün yürüyüş yaptığım parkta beni her zaman    bekliyorlar biliyorum.

Biri annem-biri babam karşılıklı atışıp dururken aralarından ben geçer-gider onları dinlerim-dinlenirim.

Annemin maşallahı var sonbahara rağmen direnirken,karşısında duran rahmetli babama söylenir durur.

Ne vardı erkenden hastalandın da beni buralarda yalnız bırakıp gittin.
Kaç kere dedim sana içki-sigara içme bu kadar bak hala sallanıp duruyorsun,yamulup- yumulmuş karşı tarafa geçmiş bana kaş-göz ediyorsun.

Babam da anneme söylenir bana söyleyene bak sanki sen çok iyi duruyorsun ?
Sen sallanmıyorsun da ne olmuş yamulup-yumulmuşsun,geçsene bu tarafa haline bakmıyorsun.

Annem der, çocuklar bana çok iyi bakıyor aynen benim sana baktığım gibi,
şimdi onları üzmenin ne alemi var.

Çok söylenme beni de çağırıp durma,bana doğruyu söyle sahi ,,,

Sen, Adil bey orada mutlu musun...?

Eveeeeet.... 
Hem de çok bak yaprak döktüm, dinlenmeğe aldım kendimi,baharda yine çiçek açıp kafayı çekeğim ve gelip karşına geçip seni bekleyeceğim.

Annem de ona iyi ya al süpürgeyi o zaman temizle etrafını da bahara hazırlan.
Ben daha "çooook " kışlara hazırlanıp baharlarda senin karşına geçip süslenip-püsleneceğim.
Buralardan sesleneceğim...!


Dikkatle bakarsanız babamın üzerine süpürgeyi nasılda,sokuşturu vermiş benim annem.


Ah be annem bu gücüne-aklına-enerjine hayranım...!


Ahhh... be babam süpürge sana hiç yakışmazdı ki,yeni huylar mı edindin sen gidince,  buralardan...


Sessiz bir AĞAÇ , arkadaşım da var bilirsiniz.
 Adı sessiz ; 
Kolu-budu dolu, dolu yüreği dost,dost ne zaman varsam yanına el atıp omuzuma destek olur yarama...

Onun da tek kıskancı var bizim oğlan Toprak köpiş,utanmasa benden dost ağacımdan çiş yapacak az kaldı dibine yoksa...


Neyse ki başka tanımadık dost ağaçlar varda idare ederler topişi çiş de yapsa,toplar  annesi Merih nasılsa.



Öyle Sonbahar bitiyormuş falan-filan üzülmez,boş banklara bakarken annesi Merih ile birlikte kışa hazırlanırlar en güzelinden.

Annesi Merih' de az kıskanç değil yaptığı çantalardan kıskanıp çaldığı boncukları taç yapıp süslenmektedir bu aralar, kışa hazırlanırken...



Herkesin kendisi için yazdığı "Mavi boncuklu bir cümlesi olsun isterim"
                                      Şair "Şükrü ERBAŞ"

 Çok hoşuma gitmişti....
Bugüne kısmetmiş  şimdi hatırladım...
Mavi Boncuklu cümlelerinizi yazın sizin de içiniz ferahlasın...

S E V G İ L E R İ M L E....